Yazar Arşivi: Gökmen Küçüktaşdemir

İzmir, neden daha yeşil olmasın?

Haftanın bazı günleri Göztepe sahilde koşuya çıkarım. Geçtiğimiz günlerde yine bir akşam koşuyorum, belediyenin insanlar rahat rahat oturup denizin tadını çıkarsınlar diye yaptığı seyir teraslarından birinden duman yükseliyor. Biraz yaklaşınca baktım bir çift oturmuş, mangal yapıyor. Her yer duman, mangaldan alevler yükseliyor ama gördüklerime inanmak istemiyorum. Biraz etrafımıza dikkatli baktığımızda çöpünü arabasından sokağa atanları, içtiği sigarayı söndürmeden savuranları görmek mümkün… ... Devamını Oku »

‘Yogayla mogayla olmaz’ mı?

Hayatı güzelleştiren insanın kendisi. Bizim gibi kaosu bol, gündemi yoğun, yarını ne olacağı belli olmayan ülkelerde verilen kavgalardan arada bir başımızı kaldırmak gerekiyor. Bireysel ya da toplum sorunlarla dövüşürken, bedenlerimiz güçsüz düşebiliyor, zihnimiz yorulabiliyor. Öyle ki bazen hiçbir şey yapamaz hale geliyor, kilitleniyoruz. Evet vücut kendini kilitliyor ve “Dur bakalım!” diyor, “Bi dur! Dünyanın tüm yükünü sen kaldıramazsın, kendine ve ... Devamını Oku »

Aşkla sarıl aydınlığa

Kolaydır, kabahati bir başkasında bulmak. Basittir, olanları görmezden gelmek. Sonucu düşünülmez genelde yapılanların. Üstesinden gelinebileceği düşünülür kimi sorunların. Çoğu zaman kabullenilmez son ana kadar atılan yanlış adımlar. Çok da zorda kalınırsa bir özürle geçiştirilebilir diye hesaplanır yaşananlar. Ama her şey istenildiği gibi olmuyor, evdeki hesap bazen çarşıya uymuyor. İşte bu gibi anların sonunda elimizde nur topu gibi kaoslarımız oluyor. Kaos, ... Devamını Oku »

Beyninize iyi bakın

Her şey beynimizin içinde… Orada şekillenip, orada gelişiyor sonra da biz ne istiyorsak bizi zamanla ona dönüştürüyor. Bu neyi ne kadar çok istediğimize ve arzu ettiğimiz şey için ne kadar çabaladığımıza bağlı biraz… Bir mucizeler bahçesi gizli zihnin duvarları arasında ve siz onu besledikçe o da olgunlaşıp size sunuyor bir süre sonra cömert bir el gibi tüm meyvelerini. İstediğinize kavuşmak ... Devamını Oku »

İpekyolu’nun getirdikleri

İpekyolu tarih boyunca sadece bir ticaret güzergâhı olmadı. Fikirlerin, dinlerin, orduların ya da farklı kültürlerin ve bu kültürel deneyimleri aktaran bilgelerin ve gezginlerin takip ettiği bir yol da oldu. Dolayısıyla Çin’den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa’ya kadar uzanan bu yolun insanlık tarihinde çok önemli bir yeri var. İşte bu tarihi önemin farkında olan Ege Üniversitesi, bu yıl 7. Uluslararası ... Devamını Oku »

5 yıl sonra siz de işsiz kalabilirsiniz

Dün, Türkiye’deki işsizlik rakamları açıklandı. Özellikle genç işsiz sayısı dikkat çekici boyutta. Son 5 yıla baktığımızda, Türkiye’de işsizliğin yıldan yıla artış gösterdiğini görüyoruz. Peki bundan 5 yıl sonra bu rakamların nasıl olacağını biliyor muyuz? Evet biliyoruz… Yoksa siz bilmiyor musunuz? Peki nasıl mı biliyoruz? Çok basit dünyayı ve teknolojiyi takip edersiniz, ülkenizde yaşananlara kayıtsız kalmazsanız bunu bilmek çok zor değil… ... Devamını Oku »

Gerçek sevgi

Bazen insan, her şeyden uzaklaşmak, az insan görmek ve mümkünse hiç trafikle boğuşmamak istiyor. Özellikle bayram tatillerinde bunu yaşamak biraz zor… Ne şanslıyım ki bu bayram her şey daha farklıydı. Urla’da, kimsenin uğramadığı bir koyda, çok sevdiğim dostlarım ve kardeşimle böyle bir tatil geçirdim. Her şey sahtelikten uzak ve çok gerçekti. Şehrin ışıklarına yakın olmadığımız için yıldızlar daha net, başka ... Devamını Oku »

Sevgi iz bırakır

Hepimiz Tanrı olmaya soyunuyoruz. Karşımızdaki insanı kıyafetine, konuşma tarzına, yaşam biçimine göre değerlendirip yargılıyoruz. Hem de hemen o anda bulunduğumuz yerde yapıyoruz bunu. Sevmekten çok; karalamaktan, aşağılamaktan, hor görmekten yanayız. Af etmekten çok; intikam almaktan, kan kusturmaktan tarafız. Korumak, güven vermek ve iyileştirmektense yok etmeyi tercih ediyoruz. Parayla her şeyi satın alabileceğimizi sanıyoruz. Eleştirmeye bayılırken kendi kusurlarımızı görmemekte ustayız. Bunlar ... Devamını Oku »

Doğayla dost olmak

Nüfus, kontrol edilemez boyutlara ulaştı. Kaynaklar tükenip, kıtlık baş gösterince, bütün ailelere tek çocuk kotası konuldu. Devletler tek çocuğa izin verir hale geldi. İlk çocuktan sonra gelenlere el konuluyor. Böyle bir dünya düşünsenize… Bu, sisteme karşı duran 7 kardeşin hikayesinin anlatıldığı “Seven Sisters” adlı bir filmin konusu. Ama dünya nüfusuna her dört günde bir yaklaşık bir milyon kişi katıldığını idrak ... Devamını Oku »

Aferin

Çocukken neyse de, büyüdükten sonra biri size “aferin” dediğinde itiraf edin yüzünüzde beklemediğiniz bir gülümseme oluşuyor ve biraz şaşırıyorsunuz. Sanırım bu durum, bizim sosyal ilişkilerimizde bu kelimeyi nadir kullanmamızdan kaynaklanıyor. Bazen başkalarına karşı cömert olabiliyoruz da yakınlarımızdaki insanlara karşı bir takım kelimeleri kullanırken biraz cimri miyiz ne? O zaman ilk aferin Ege TV’nin kapanmasından sonra “radyo” yayının devam etmesi için ... Devamını Oku »