Yazar Arşivi: Gökmen Küçüktaşdemir

Aferin

Çocukken neyse de, büyüdükten sonra biri size “aferin” dediğinde itiraf edin yüzünüzde beklemediğiniz bir gülümseme oluşuyor ve biraz şaşırıyorsunuz. Sanırım bu durum, bizim sosyal ilişkilerimizde bu kelimeyi nadir kullanmamızdan kaynaklanıyor. Bazen başkalarına karşı cömert olabiliyoruz da yakınlarımızdaki insanlara karşı bir takım kelimeleri kullanırken biraz cimri miyiz ne? O zaman ilk aferin Ege TV’nin kapanmasından sonra “radyo” yayının devam etmesi için ... Devamını Oku »

Perihan’ın ruhu da zarar görmesin!

Şimdi sizi biraz eskilere götüreyim… İstanbul’a göçün giderek arttığı, Kıbrıs Barış Harekatı’nın yapıldığı, komşuluk ilişkilerinin çok yoğun yaşandığı ama sokakta tüpgaz ve yağ almak için kuyrukların oluştuğu 70’li yıllara. Kurduğu hangi hayallerle bilinmez Perihan Yüce adında henüz 16 yaşında bir kız, o yıllarda ailesini terk ederek İzmir’den İstanbul’a kaçar. Kız, İzmirli ve tabii güzel olunca ülke gündemine oturur… Perihan, hippilerin ... Devamını Oku »

Kaos mu, huzur mu?

Asker uğurluyoruz; ana yolu trafiğe kapatıp maytap patlatıyor, meşale yakıyoruz. Düğün yapıyoruz; silah çekip heyecanımızı mermilere yüklüyoruz. Korna çaldı diye insan vuruyor; yan baktı diye kavga çıkartıp, karşımızdakini dinlemeden boğazına sarılıyoruz. Bırakın insanları, “Siz bilmezsiniz. En iyisini biz biliriz” diyerek ülkelere bile kafa tutuyoruz. Her geçen gün ekonomi dibe çökerken, işsizlik artarken, eğitim seviyesi yerlerde sürünürken vatandaşlarımızın çok da mutlu ... Devamını Oku »

Yeni trend, alışveriş yapmamak!

İsteklerimiz hiç bitmiyor. Daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha iyi bir cep telefonu, daha fazla ayakkabı, daha fazla kıyafet… Sistem tüketmeye ittiği için almakta, kullanmakta ve daha eskitmeden çöpe atmakta bir çekince görmüyoruz. Bakıldığında, alan da satan da memnun gibi gözüküyor… Bu durumdan memnun olmayan ve bunu anlatma çabasında olan tek bir taraf var o da sevgili ... Devamını Oku »

Damızlık Kızın Öyküsü

İnsan demek, sorun demek. Biz çoğaldıkça, sorunlar da artıyor. Devletler de bu noktada ortaya çıkıyor. Kuruluş amaçları halklarının güvenliğini sağlamak, adaletsizliği yok etmek ve yaşanan sorunları çözmek. Peki, bizde böyle mi? Buradan alıp yazıyı yine sanata taşıyacağım. Bugünlerde çok konuşulan bir kitaba ve onun bir dizi film uyarlamasına… Damızlık Kızın Öyküsü’ne… Kitabın Kanadalı yazarı Margaret Atwood, “topluma örnek gösterilecek” bir ... Devamını Oku »

Bizi tanımlayan yaptıklarımızdır

Bilim adamları uzun süredir zihin transferi üzerinde ciddi ciddi çalışıyor. ‘2045 Initiative’ isimli bir projede; nörologlar, robot mühendisleri ve insan bilinci araştırmacılarından oluşan 100 kişilik ekip yer alıyor. Aslında ‘zihin aktarımı’ yerine ‘benlik aktarımı’ demeyi tercih ediyorlar. Çünkü bu, hafıza depolamaktan çok kişiliğin de aktarılması anlamına geliyor. Dmitry Itskov adındaki internet medya şirketi sahibi Rus milyarder, 2045’te insan beynindeki bilgilerin ... Devamını Oku »

Yeninin verdiği güç

Yeni bir şeyler yapmayı her zaman sevmişimdir. Sanırım o yüzden, hiçbir zaman sadece haber peşinde koşan bir gazeteci olamadım. Evet haberciliği çok seviyorum ama hayatıma yeni bir şeyler katmayı da hiç bir zaman ihmal etmedim… Tanıştığım her yeni insan bana hep yeni kapılar açtı. Zaten mesleğin verdiği bir öğrenme oburluğu varken bunun üzerine bir de yeni fikirler üreterek, o fikirlere ... Devamını Oku »

Hayatı değiştirmek

Geçtiğimiz günlerde yoga üzerine yazdığım bir yazıya ilginç tepkiler aldım. Bunlardan biri “Yoga, tam bir saçmalık” oldu. Bu cümle beni yaşantımızdaki saçma olan şeyleri düşünmeye itti. O sırada yemek yiyordum ve aklıma ilk gelen şey; bir tarım ülkesi olmamıza rağmen nohuttan sarımsağa, havuçtan bezelyeye her şeyi yurtdışından ithal ediyor olmamız oldu. Çiftçimiz ne yapıyordu peki? Vergi yüklerine ve maliyetlere dayanamadıkları için kentlere göç ediyordu. Sadece ithal edilenler sebze ... Devamını Oku »

Harekete geç!

Yaşadığımız dünya ile ilgili umutsuzluğa düşüyoruz kimi zaman. Gördüklerimiz ve duyduklarımız, bizi yarın yeniden başlayacak gün için karamsarlığa itebiliyor. Sanırım böyle anlarda motivasyonumuzu kaybetmemek için yeni kaynaklara, yapılan güzel işlere, parlak fikirlere ve bizi anlayabilecek insanlara ihtiyaç duyuyoruz. Ya da sosyal medyadan insanların hayatlarını dikizleyip, kendimizi anlamsız şeylerle oyalayıp sorunları görmezden geliyoruz. Ben daha çok üretmeyi tercih edenlerdenim ama siz ... Devamını Oku »

Uçurtma

Çocukken babamla yaptığımız uçurtmaları çok severdim. Pikniğe gidildiğinde benim görevim altıgen uçurtmamı özgürlüğüne kavuşturmaktı. Tahta çubuklarından tutup uçurtmayı en üst noktaya kaldırır, verilen işaretle ellerimi bırakır, babamın iplerinden tutarak koşmasını izlerdim. İçi havayla dolan renkli hayalim rüzgarın da etkisiyle gökyüzüne yükselirdi. Babam uçurtma bulutlara yaklaştığında ipi bana verirdi. O gün bugündür uçurtmayı düşürmemeye çalışıyorum. Ama bazen düşüyor… Hatalarımızı görmek, yenilenmek ... Devamını Oku »