Yazar Arşivi: Tayfur Göçmenoğlu

Su tasarrufunda yeni bir atılım

Suyu ne kadar hoyratça kullandığımız ortada. Kaynaklar tükeniyor, kullanım artıyor. Bir gün gelecek tıkanacağız. Belki içecek su bulmakta zorlanacağız. Gidişat kötü. Eskiden yeraltı suları 5 metre aşağıdayken şimdilerde 10 metrelere indi. Belki daha da derinlere. Eloğlu, denizden kullanım suyu elde eriyor, bu tekniği biz de kullanıyoruz ama hala içme suyunu bu yoldan temin eden olmadı. Demek ki, su değerleniyor. Demek ... Devamını Oku »

Trafik cezaları ve biraz ciddiyet

Meslektaşımız sevgili Haluk Narbay’a Karşıyaka’da park yasağı nedeniyle bir trafik cezası kesilmiş. Ceza zaptını şöyle bir inceleyin lütfen. Ciddiyetle, devlet ciddiyetiyle hiç ilgisi var mı? Bakkal defterinin bir sayfası sanki. Cezaya neyin sebep olduğu yazılmamış. Sadece kargacık burgacık bir rakamlar yazılmış . Okuyabil ki anlayasın. Cezayı kimin kestiğinin kimliğinin belirtilmesine ilişkin bir bölüm var; doldurulmamış. Tarih bölümü 22/11 diye belirtilmiş. ... Devamını Oku »

Atatürksüz olur mu?

Değerli gazeteci Saygı Öztürk, geçtiğimiz günlerde; Sözcü’deki köşesinde Diyanet’in hutbelerle ilgili politikasını mercek altına aldı. Anlaşılıyor ki, Diyanet, Mehmet Ölmez’den sonra, Cuma hutbelerinde Atatürk adına sıcak bakmıyor. Dua bölümünde ilgisiz kişilerin adları geçerken Atatürk es geçiliyor. Sorarsanız, “Atlanmış. Gelecek sefere düzeltiriz” diyorlar. Mevlidlere katılanlar bilir. Mevlidin sonunda “Dua” bölümü vardır. Bir hafız, imam ya da herhangi bir din adamı, bu ... Devamını Oku »

Geleceğe ipotek koymak

Geçtiğimiz haftalarda; bu sütunlarda Bornova Belediyesi’ni borçlu değil, aksine bütçe fazlasıyla devreden sevgili Cengiz Bulut’tan söz etmiştim. Belediyeleri yönetmek kolay değil. Bunu hepimiz biliyoruz. Bir de şu var ki, borç yiğidin kamçısıdır. Ama hiçbir belediyenin ve onun başındakinin, geleceğe ipotek koyma hakkı yoktur. Neden mi? Çünkü, senin yaptığın borcu, ileride bir başkası ödemek zorunda kalacak. Bir örneğini yeni yaşadık. Bir ... Devamını Oku »

Devlet, güneşe de sahip çıktı

Sarnıç’ta bir arkadaşımın fabrikasında, buraya güneş enerjisinden elektrik üretmek üzere teklif için gelen firma yetkililerinin sunum ve pazarlığına tanık oldum. Öğrendim ki, devlet, yer altı madenlerinin, rüzgarın, nehirlerin, göllerin, ormanların olduğu kadar güneşin de sahibi. Türkiye’de uzun yıllar, güneş enerjisinden serbest olarak elektrik üretimine izin verilmedi. Çünkü bununla ilgili düzenleme yapılırken; devletin güneşe de sahip çıkıp çıkamayacağı konusu tartışıldı. Bu ... Devamını Oku »

Organ bağışlamaktan korkuyoruz

Organ Bağışı Haftası’nı geride bıraktık. Türkiye, organ bağışında çok gerilerde. Klasmana bile girecek durumda değil. Birinci sırada İspanya var. İspanya, bununla ilgili sistemi oluşturduğu için şanslı. İran’da organ bağışı, bağış olmaktan çıkıyor, adeta mecbur ediliyor. O da ön sıralarda. Türkiye’de organ bağışı konusundaki propagandaların ya yanlış ya da yeterli olmadığı ortaya çıkıyor. İnsanımız, bir tereddüt halinde hemen Diyanet’e başvuruyor. Sordukları ... Devamını Oku »

Çevik Bir’e rapor

Eski Genelkurmay İkinci Başkanı Emekli Orgeneral Çevik Bir, Bucalıdır. 28 Şubat olayı ile ilgili olarak Ergenekon Davası’nda yargılanmış ve bir süre de hapis yatmıştır. O süreç, tartışılır. Çünkü onu yargılayanlar, şimdi kimbilir neredeler? Çevik Bir, doğup büyüdüğü Buca’yı sever. Kapı komşumuzdur. Ağabeyimle aynı yaşta olduklarından arkadaştılar. Bucalılar da Çevik Bir’i sever. Dönemin Belediye Başkanı Cemil Şeboy, Erdem Caddesi ile Uğur ... Devamını Oku »

Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmir

İzmir’in kurtulması ve hemen ardından baş gösteren büyük yangın, kentin hem ekonomik, hem sosyal yaşamını altüst etmişti. Gazi Mustafa Kemal, büyük bir öngörü ile Birinci İktisat Kongresi’ni toplayarak kötüye gidişi durdurmayı başardı. Ancak konjonktürel nedenlerle uzun bir süre zorluklar yaşandı ve İzmir’in toparlanması uzun zaman aldı. Beş bin yıllık hatta son buluntulara göre 8 bin yıllık tarihi ile İzmir, Akdeniz’in ... Devamını Oku »

Gammazcılığın suyu çıktı

Gammazcılık, günümüzün yükselen(!) değeri. İş o kadar sulandırıldı ki, iş, toplumsal bir sorun haline geldi. Gammaz, gammazcılığı yapanın yanına kar kalıyor, nice masum insan, bu yüzden bedel ödüyor. Kişilere çamur atmak, devletin kurumlarını gereksiz yere meşgul etmek, pek dikkate alınmadı bu süreçte. Ta ki, geçtiğimiz Perşembe günü Hükumet, 4483 sayılı yasa çerçevesinde bir kanun hükmünde kararname yayınlayıncaya kadar. Bu kararla, ... Devamını Oku »

Yaşam kalitesi endeksi

Büyük kentlerde, büyük ülkelerde yaşayanların sıkça sorguladıkları bir konudur bu: Yaşam kalitesi endeksi. Ve bu endeksi yönlendiren etkenler. Nedir bunlar? Öncelikle sağlıklı olmak. Ekonomik bakımdan güçlü olmak. İyi bir aile ortamı. İyi ve sevilen bir mesleği icra ediyor olmak. Ve en önemlilerinden biri de bizi yönetenlerin yönetim kalitesi. Bu sıralamaya eğitim düzeyi girmiyor. Güzellik çirkinlik girmiyor. *** Baştakiler, kısmen müdahil ... Devamını Oku »