Yazar Arşivi: Tayfur Göçmenoğlu

Otobüsle seyahat keyfi(!)

İstanbul’a otobüsle gideceğimiz tuttu. Kamil Koç’la… Hani şu Google’da bile “hayatı boyunca boğazından haram lokma geçmediği” tescillenen Kamil Koç’un 1926’da kurduğu otobüs firmasıyla. Mola verileceğini umduğumuz bazı noktalardan sipariş aldığımız için katlandığımız bu yolculuğun düş kırıklığıyla sonuçlandığını söylemek zorundayım. Türkiye’nin sayılı otobüs firmalarından biri olan Kamil Koç, artık bir Yahudi sermayesine ait. Geleneksel hiçbir güzelliği saklamamışlar görüntüsü veriyorlar. “Mola vereceğiz” ... Devamını Oku »

Silahlara veda zamanı

Türkiye’de her iki evden birinde silah var ve bunların yüzde 85’i ruhsatsız. Neden bu kadar silaha meraklıyız? Bir ülkede sürekli güven sorunu yaşanırsa, sürekli terör varsa ve sürekli olarak darbe senaryoları yazılıyorsa sonunda olacağı budur. İnsanlar, kendilerini koruma içgüdüsü ile silahlanmayı yeğliyorlar ki, Türkiye, silah yoğunluğu bakımından Avrupa’nın çok önünde ve tam bir orta doğu ülkesi tablosu çiziyor. 12 Eylül ... Devamını Oku »

Deniz Seki gibiler…

Kullanmadığımız elektriğin parasını ödüyoruz Sözünü edeceğim konu; hani şu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kaçak elektrik kullananların yarattığı zararı, bizim gibi insanların tazmin etmesi konusu değil. O zaten, Türkiye’nin en büyük ayıplarından biri. Yıllardır çözümlenemeyen, göz yumulan bir garabet. Bir ara, kaçak elektrik kullanımının valilerin sorumluluğunda olacağına dair bir bakanlık genelgesi yayınlanmıştı ama arkası gelmedi, hırsızlık devam ediyor. Onların ceremesini de ... Devamını Oku »

Kent konseyleri özgür olmalı

Kent konseyleri, belediyelerin desteğinde; ancak belediyelerin faaliyetlerinde özgür bıraktıkları kuruluşlar. Amaç, böyle anlatılıyor. Ama uygulama öyle mi, tartışılır. Yapılanmanın fıtratında, kent konseylerinin belediyelerin arka bahçesi olması tehlikesi var. Kent konseyleri, her biri kendi alanında güç olan sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin oylarıyla seçiliyor ve arkasında o büyük gücü koruyarak bir kimlik oluşturuyor. Ama belediyeler de bunu bildikleri için ve mali desteği ... Devamını Oku »

Ruhsat karmaşası

Mimar ve müteahhit dostlarım var. Doğru, dürüst adamlar. Yaptıkları iş de öyle. En azından doğru dürüst iş yapmak için çaba sarfediyorlar. Bunu yaparken emdikleri süt burunlarından geliyor. En basidi, ruhsat aşamasında kan kusuyorlar. Sistem, yönetmelikler ve tabii muhatap oldukları, onları analarından doğduğuna pişman ediyor. Bir doktor arkadaşım, varını yoğunu ortaya koydu, bir balık restoranı kurdu. Mutfağı harika. Kanserojen olmayan özel ... Devamını Oku »

Bu da gerçekleşirse yandık

Öğretmenlerimiz Öğretmenliğin nasıl bir meslek olduğunu bilmeyenimiz yoktur. 70’li yılların sonlarında iki yıl; amatör olarak Turizm Okulu’nda eğitmenlik yaptığım için biliyorum; büyük bir heyecanın yanında ne kadar strese girdiğimi bugün bile hatırlarım. Öğretmenliğin toplum nazarında hak ettiği saygınlığı bugün bambaşka bir tabloya bürünmüş olarak görüyoruz. Önce devlet, öğretmenine sahip çıkmıyor. Onun sosyal ve ekonomik yaşamına gerekli desteği vermiyor. Eğitiyor, üretiyor ... Devamını Oku »

Yüksel Çakmur

İzmir siyasetinin en özgün isimlerinden biri odur. Annesinin oğlu, Meliha Çakmur’un oğlu Yüksel Çakmur. Çocukluğumuz, 15 bin nüfuslu Buca’da çok kereler birlikte geçti. Atatürk Lisesi’nde ikinci sınıfta birlikte okuduk. Çakmur, her döneminde çevresine zeka ve cesaret sunan bir fenomen oldu. Özellikle 27 yaşında seçildiği Buca Belediye Başkanlığı döneminde, Osman Kibar’a karşı verdiği su savaşlarındaki duruşu ve tavrı, kentte hala bir ... Devamını Oku »

Huzurevleri

Huzurevlerine duyulan ihtiyaç, taa Osmanlı’dan beri var. Darülaceze, bunlardan en önemlisi. 1863 yılında kurulan Şefkat yuvası anlamına gelen Darüşşafaka da annesi ve babası olmayan zeki çocukları barındırıp eğiten bir kurum olarak öne geçer. Darüşşafaka, daha sonra; bu hizmetine kaynak oluşturmak amacıyla huzurevleri kurdu ve sürekli gelir sağlayan bir düzen oluşturdu. Günümüzde huzurevleri, devletin, belediyelerin ve özel sektörün sunduğu örneklerle dolu. ... Devamını Oku »

Bürokratik kızak

Bürokraside siyaset bazen ağır basar ve sonra da beğenmeyeceğiniz tablolar sunar. Bunların en ünlenmişi “kızak” uygulamasıdır. Siyaseten iktidar olanlar, bir önceki rakip siyasetin bürokratları ile çalışmak istemezler. Ki o bürokratlar, aslında yeni düzene de ayak uydurmaya hazırdır. Ki o bürokratlar, hizmet aşkıyla doludur. Ki o bürokratlar, kolay yetişmemiş birer kalite sembolüdür. Ama bir önceki siyasi iradeyle çalışmışlarsa, o siyasi iradeye ... Devamını Oku »

Buca Belediyesi, ateşle oynuyor

Buca’da yaklaşık 37 bin konuta, önümüzdeki günlerde pancur cezası yağacak. Aslında böyle bir ceza uygulaması başladı bile. Öyle az buz değil, en düşüğü 600 liradan başlayarak, 6-7 bin liraya kadar yükselen tarifeden cezaların evrakları hazırlanmaya başladı bile. İzmir, Akdeniz kenti. Özellikle yaz aylarında evlere vuran güneş, içerisini seraya çeviriyor. Pancur, bunun için gerekli. Zaten Buca’da evlerin yaklaşık yüzde 70’inde şu ... Devamını Oku »