Yazar Arşivi: Ünal TÜMİN

Hepsi hikaye geç bunları

Tarihin kilometre taşları çok önemlidir. Tıpkı seyahat ettiğimiz karayollarına kilometreleri göstermek için dikilen taşlar ya da tabelalar gibi. Ben, hep bu kilometre taşları misali tarihte gezinti yapar,“dün, bugün ve yarınım” üzerinde karar vermeden önce, biraz soluklanıp düşünür, sonra adımlarımı atarım. Özellikle yaş günleri, özel açılışlar, anma günleri benim için birer “kilometre taşı” niteliğindedir… Nedeni mi? Bu günlerde , özellikle kendi ... Devamını Oku »

Urla akşamlarında ay beyaz deniz mavi

Ay beyaz, deniz mavi… Akdeniz akşamları bir başka oluyor… Mavi mavi masmavi/ Gözleri boncuk mavi… Mavi gök, mavi deniz/ Hep seninle gezeriz… *** Geceyi Akdeniz kıyısında uğurlayıp, sabahları da Ege sularında karşılıyorsanız ya şair, ya bestekar olur ya da iz bırakan şarkı sözlerini benim gibi mırıldanırsınız… Anlayacağınız iki bayram arasına rastlayan tatilimde böyle “mavili günlere” uyanır oldum… Hele “kalbiniz Ege’ ... Devamını Oku »

Hasarlı haberler

Depremle arkadaş olduk derken, nihayet tsunami ile de tanıştık!.. Bu meramınızı anlatmaya yeter mi? Yetmez! İsterseniz filmi bir kare geriye alalım… Sel, dolu, orman yangınları, trafik kazaları, sahtekarlık, dolandırıcılık, bölgedeki uluslararası menfaat çatışmaları, Fatih Terim’in Milli Takım’dan “Kovuldu mu, kovulmadı mı” şeklindeki haberler, ülkemizdeki  “Felaket senaryoları” listesinde saat başı borsa haberleri misali yer değiştirdi!.. Başta İstanbul olmak üzere “hasarlı haberler” birbirini takip etti; hatta yarıştı. Hasar faturalarını ödemek ya ... Devamını Oku »

Kader böyle imiş ne söylesem boş

Yüce Meclisimiz’in üzerine çöken siyasilerin kıyasıya giriştikleri “Kayıkçı kavgaları” milletimizi yorgun düşürdü! Uluslararası siyasetimiz ise Ege Denizi’nde Samos- Bodrum arasında meydana gelen 6.6’lık deprem ve tsunami bizi hayli sarsıp düşündürdü! Bu yetmiyormuş gibi Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray’ın çıkardığı “en büyük benim” reklam savaşları esnasında yaptıkları salvo atışlarına hedef olmamak için Milli Futbol takımızı “sığınacak liman” olarak seçen futbolseverlerin durumu ise bundan ... Devamını Oku »

Krallar palyaço olmaz

Futbol asrımızın en önemli spor oyunlarından biri olarak ilk sırada yer alırken, sporun “sosyal, siyasal, kültürel alanda”, yani “eğitimdeki rolü” de çok büyüktür. O kadar büyük ki, dünya savaşlarındaki önemini göstermek için sık sık söylenen şu söz ise çok anlamlıdır: Spor barışa giden en kısa yoldur… Sanırım buna itirazı olan da pek yoktur! Türkiye’ nin kurucusu, Uluslar arası liderlerin “en ... Devamını Oku »

Gideceği limanı olmayanlara

Urla’ da tatildeyim ya; İzmir’ de kalan arkadaş, eş, dost ve okuyucularım soruyor: “Hani İzmir aşığı idin! Bu kaçış niye? Peki orada havalar nasıl gidiyor, ne haberler vereceksin bizlere…” Bakın, İzmir’ den kaçmadım! Birçok kişinin tramplen olarak kullandığı “İstanbul ve Ankara’ dan gelen nüfus yoğunluğu ya da Suriyeliler” de değil bu kaçışımın, daha doğrusu “kaçamağın” nedeni! Yetmiş dokuz yıllık yaşamımın ... Devamını Oku »

Bizim mahalle

Her yeni güne gözümü açarken ülkem, ailem, insanlık için dua ederim. Sonra sizlere seslenmek, olumlu mesajlar verebilmek için de bilgisayarımın başına geçer, vicdanımla hesaplaşırım. Bu sabah olayları yine vicdan süzgecimden geçirirken yine kavga, dövüş, çöl sıcakları, yangın, sel, boğulanlar, birbirini bir kaşık suda boğanlar, vurgun, yolsuzluk, kadın cinayetleri, işsizlik, dengesiz siyaset ve de siyasetçilerin sözleri, süzgeçimin üstünde kaldığını görünce başta ... Devamını Oku »

Mobil siyaset gübreli rezalet

Onbir Ayın Sultanı Ramazan’ı, 3 günlük “şeker tadında” bir bayramla taçlandırmaktı niyetimiz. Ne var ki, bu bayramın tadı adı gibi pek de tatlı değil, bildiğiniz gibi “acılı”, hatta biraz da “acıklı” geçti değil mi? Bayram sonrası çıkan gazetelerin birinci sayfalarına baktığımızda ortaya konulan bilanço kalemleri bunu açıkça gösteriyor… Neresinden başlayayım ki, bu 3 günlük Şeker Bayramı’nda, ciğerleri “üç para” etmeyen ... Devamını Oku »

Bayramname 2017

Vatani görevimi 1960-62 döneminde yedek subay öğretmen olarak Bayburt’un Ortuku (şimdiki adı ile Dağ Bayır) köyünde yaptım. Ortuku, yeni adı gibi Çoruh Nehri’nin güneyinde yükseklik bakımından tanrıya en yakın noktada bayır üzerine kurulmuş yaşam alanlarından biri… Bu nehir, kıvrıla kıvrıla, birçok engeli aşıp yüklendiği dertlerle Karadeniz’e ulaşır. O tarihlerde yaz şartlarında belki buradan Bayburt’a ulaşmak biraz kolaydı; amma ve lakin ... Devamını Oku »

Siyaset ve deprem bilimcileri

Günümüzde “ilim ve bilim” kelimeleri sık sık anılmaya başlandı. Hele içinde bulunduğumuz kutsal ay dolayısı ile TV ekranlarındaki dini konuşmalar ve ilahiler de gündemimizden hiç düşmedi. İşte Yunus Emre’nin şiirdeki “İlim ilim bilmektir/ ilim kendin bilmektir/ Sen kendini bilmezsin/ Ya nice okumaktır/ Okumaktan murat ne/ Kişi Hak’kı bilmektir/Çün okudun bilmezsin/ Ha bir kuru emektir” dizeleri buna en büyük örnek olsa ... Devamını Oku »