Yazar Arşivi: Okan YÜKSEL

Deniz hiç yaşlanmadı…

Halk söylencesinde 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece, suların denizlerin toprağa kavuştuğu Hıdırellez Gecesidir. Bu nasıl denk düştü de Denizler o gece asıldı. “Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık…” diye haykıran Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve yoldaşlarımız için toplumsal hafızamıza kazınan yalnızca ölüm olmadı. Onlar bu ülkenin isyancı gençleri olarak bizlere hem onurlu ... Devamını Oku »

Tahir Türetken öldü demeyin

Hayat varsa ölüm de var. Her insan için doğal bir sondur ölüm. Bazı insanlar doğar ölür Bazı insanlar doğar yaşar ölür. Bazı insanlar doğar, yaşar, ölür, öldükten sonra da yaşar. İşte ölümsüzlük burada başlar. Ölümsüzlük her insanın harcı değildir. Sadece Karşıyaka’nın, İzmir’in değil Türkiye’nin paslanmaz bir yürekle sevdiklerinden Tahir Türetken de ölümsüzlerdendir. Öldü diye bir söz duyarsanız inanmayın. Tahir Türetken ... Devamını Oku »

Hadi kalk ayağa enişte…

“Aristoteles konuşmaya; Dostlarım! Dünya’da dost yoktur diye başlardı; bizi bilmediği için” diyordu Şadan Gökovalı Hocam yakın zamanda gönderdiği bir bildiriminde… Ben de söyler, yazar dururum; “Binlerce bilim dalının öğretildiği Oxford’da insan soyuna öğretilemeyen tek şey; dostluktur!” Tüm bu sözlere karşın dostlar vardır, gün gün, ay ay, yıl yıl birlikte yaşamış, sevinci ve kahrı paylaşmış, kötü günlerde de iyi günlerde de ... Devamını Oku »

Nazım Hikmet 115 yaşında

“Hayatı paylaşmak”, belki hiçbir felsefe teması bu kadar güzel değildir, bütün yüce düşüncelerin gelip ortaklaşa üstünde anlaştıkları tek ölümsüz fikir de budur belki. Bu fikir çerçevesinde Nazım Hikmet’in dizeleri daha bir önem taşır. “Buyrun” deniyor size / “Buyrun oturun” deniyor size / konuşup anlaşalım / yoktur sözle çözülmeyecek düğüm / davaları halletmez ölüm / hayatı paylaşalım… Hayatı paylaşmak isterken, yılmak ... Devamını Oku »

İt; Köpek

İt canlı; Yaralanmalara, can acıtıcı sızılara dayanabilen, pes etmeyen. İt dişi,domuz derisi; Zaten ikisi de hırpalanmayı hak eden, aşağılık kimseler, bırak döğüşüp dursunlar. İt ite buyurur, it de kuyruğuna; Çalışmaktan, iş yapmaktan hoşlanmayanların, verilen işin yapılması için bir başkasını görevlendirmeleri. İt izi, at izine karışmak; Doğrunun ve yanlışın birbirine karıştığı, otoritenin olmadığı bir durumda bulunmak. İt sürüsü kadar; oldukça kalabalık ... Devamını Oku »

3F

Arjantin’deki ‘78 Dünya Kupası’nı faşist cunta yönetimindeki Arjantin’in kazanması için dünyanın tüm emperyalist güçleri seferber oldular. Kendilerinin var olabilme mücadelesinin bir parçası idi Arjantin’in kupayı alabilmesi. Böylelikle bir süre için bile olsa faşizmin ardındaki kanlı gerçekler göz ardı edilecekti.Ancak bunun böyle olmadığı kupa töreninde görüldü… Kupayı kazanan takımlarına karşı çılgınca sevgi gösterisinde bulunan kitleler,faşist cunta başkanı General Videla stada girdiğinde ... Devamını Oku »

Söylev

20 Ekim Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 Ekim 1927’de başlayan ve beş gün süren büyük konuşmasının sona erdiği gün. Yoktan bir ulus, bir ülke yaratan Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı’nı anlatır gün gün Nutuk olarak bilinen o dev konuşmasında. 89 Yıl önce yaratılan o Nutuk, o Söylev Türkiye Cumhuriyeti’ne sadece dünü değil aynı zamanda bugünü ve hatta ... Devamını Oku »

An gelir, Attila İlhan ölür

An gelir Attila İlhan ölür diye bitse de şiiri, ölüme inat her dizesinde nefes alan şiir işçisi, ışıltısını kaybetmemiş eserleriyle bir cevher, Türk şiirinin mihenk taşlarından biridir Attila İlhan. Yüreği memleket için çarpan bir derya deniz, fikirlerinin aydınlığında, kalemiyle karanlığa direnen, fikir adamıdır Attila İlhan. Bin başlı on bin ayaklı sanki bir devdiler / grev oylamasında hep bir ağızdan grev ... Devamını Oku »

Kral Metin

“Çocukluğumda kahramanlar vardı. Benim kahramanım Sait Altınordu’ydu. Topla yatar, topla kalkardım. Topla konuşur, topla düşünürdüm. Yatağımın altında kramponlu ayakkabılarım, sırtımda formalarımla uyurdum.” 1954 yılında futbol alanlarında şöhret olduktan sonra 15 yıl boyunca ‘Türk Efsanesi” olarak yaşayan Metin Oktay, sözlerini şöyle sürdürüyordu: “Zaman su gibi akıp geçti. Gün geldi, ben gençliğin kahramanı oldum. Sonraları ise çocuklara, gençlere kahraman olacak insanlar yetişmedi.” ... Devamını Oku »

Demirci Seyit…

“Herkesin, bireysel olarak ve başkalarıyla birlikte, yasaya uygun, iş ve mesleğini yapma hakkı vardır. Meslek ve işi çerçevesinde, başkasının insanlık onuruna, insan haklarına ve temel özgürlüklerine zarar verme riski bulunan herkes bu hak ve özgürlüklere saygılı olmaya ve iş ve meslek davranışı ve etiğine uygun ulusal ve uluslararası normlara uymaya mecburdur…” /İnsan Hakları Bildirgesi… 12 Mart, 12 Eylül ve 15 ... Devamını Oku »