Yazar Arşivi: Okan YÜKSEL

Soytarı

“Aura Işıkları’’ Biz bu vatanı sevdik Soytarı Biz bu vatanı yarınlarımız olan çocuklarımız, gençlerimiz için sevdik. Biz bu vatanı kadınlarımız, analarımız için sevdik. Biz bu vatanı çiçek açan dağları, özgürlük akan suları için sevdik. Biz sevdiğimiz bu vatan için sehpalara gittik gittik, kurşunlara yürüdük, Kızıldereler’de top ateşleriyle öldürüldük. Biz bu vatan için zindanlarda kanser edilerek öldürüldük Soytarı. Biz ki ustasıyız ... Devamını Oku »

Ölümsüzler

Filozof Hermese göre; ”İnsanlar ölümlü Tanrılar, Tanrılar ölümsüz insanlardır. Goethe de ‘Ölümsüzlük her insanın harcı değildir’ diyor… Mustafa Kemal Atatürk ölümlü Tanrı, ölümsüz insandır. Nâzım Hikmet ölümlü Tanrı, ölümsüz insandır. Hasan Tahsinler, Kubilaylar, Aziz Nesinler, Uğur Mumcular ölümlü Tanrılar, ölümsüz insanlardır. Denizler, Mahirler, Ulaşlar ölümlü Tanrılar, ölümsüz insanlardır… 17 Yıl önce yıldızlara uğurladığımız Gültepeli yiğitlerimizden Aydın Erten de ölümlü Tanrılar, ... Devamını Oku »

Baş eğmeyenlerin gazetesi 9 Eylül…

Uçurtmalar rüzgar sayesinde uçmazlar, rüzgara karşı durdukları için uçarlar… Türk basın tarihinin onurlu sayfalarında yerini alan 9 EYLÜL Gazetesi’ni yaratanlar da, rüzgara karşı duranlar, rüzgara karşı yürüyenler, basının genç, yiğit baş eğmeyenleri olarak bizleri onurlandırıyor. *** Ben bu meslekte 50 yılımı güllerle geçirir gibi acılarla geçirdim. Yağmur gibi hüzünlerle yaşadım. Yüreğimi kan gülleri ile dağladım. Ne zaman ki yayına başladı ... Devamını Oku »

Kazanacağız

Dünya sanat ve düşünce tarihi, bilginlerin, büyük edebiyatçıların, şairlerin özgürlük uğruna yaptıkları savaşlar, verdikleri kurbanlar ve bunlara karşı yapılan zorbalıklarla doludur. Galile’yi “Dünya dönüyor” dediği için yargıladılar. Jean Jagues Rousseau’nun eserlerini, eşitliği, özgürlüğü, Demokrasiyi, Cumhuriyeti savunduğu için yaktılar. Sokrates, eski yunan tanrılarına inanmadığı için ölüme mahkum edildi. Schiller’i, özgürlük ve adalete aşık olduğu, cumhuriyeti savunduğu için aforoz edip, eserlerinin basılmasını ... Devamını Oku »

Mustafa Kemâl Dağları

Hilmi Yavuz’a göre; “Hüzün ki en çok yakışandır bize…’’ Ben hüzünlendiğimde limanlara sığınmak yerine dağlara çıkarım. Ataol Behramoğlu okurum; “Dağların ve nehirlerin Türküsünü söylemek istiyorum Büyük gökyüzünün ve kırların Mavi bir çiçeğin türküsünü söylemek istiyorum Umudun ve sevdanın. Kahraman bir yüreğin türküsünü söylemek istiyorum Aslan türküsünü Guevara’nın’’ Metin Demirtaş’ı dinlerim; *** “Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara Bakma şimdi durgunsa ... Devamını Oku »

Merhaba adalet

Merhaba güneşli günler görme, beyaz türküler söyleme yolunda kavga verenler merhaba… Merhaba aydınlık bir ülke yaratmak isteyenler merhaba… Merhaba ateş karşısında demir dövenler, ekmek pişirenler, döküm dökenler, zemheri ayazında ilk horozda kalkıp çifte gidenler, kızgın ateş altında yolma yolanlar, buğday kazanıp gıgıl yiyenler, alınterini ekmeğine katık yapanlar merhaba… Merhaba kurtlar, kuşlar, kuzular ve de tüm canlılar merhaba… Merhaba güller, karanfiller, ... Devamını Oku »

7’nci Kemal

60’lı yılların ortası… Namık Kemal Lisesi öğrencilerindenim… Edebiyat dersinin öğretmenini bekliyoruz. Elinde kitaplar dolusu bir çantayla ufak tefek gözleri sevgi fışkıran yaşlıya yakın biri girdi… “Merhaba arkadaşlar ben İsmet Kültür” dedi… Köy enstitülerinden aldığı eğitimle bizlere çocuk gibi değil ergin birer öğrenci ve hatta arkadaş gözüyle bakması mutluluk kaynağımız olmuştu… Merhabalaşmadan sonra sınava çeker gibi değil, edebiyata yaklaşımımızı ve bakış ... Devamını Oku »

Terketmedi Sevdan Beni…

Hani nasıl başlıyordu o türkü; “Terketmedi sevdan beni”.. Ve sürüyordu aynı güzellikte: “Aç kaldım, susuz kaldım/Terketmedi sevdan beni” Ve bir dolu anlatılması gerekenler, bir dolu dizede toplanıp çıkıyordu ortaya bir türküde… Bir yaşamın, bir kavga dolu yaşamın belirlediği, kavganın sevda olarak güzellendiği bir türkü, alıp can damarlarından vuruyordu insanı… Yaşamın dayattığı tüm konumlarda ve bilimin ve sanatta ve sporda “hain ... Devamını Oku »

Umudun umudumuzdur Gode

Ben dünyanın dört bir yanında Hind’inde, Çin’inde, Romanya’sında, Almanya’sında, İtalya’sında, İspanya’sında olduğu gibi yürümeye başladıktan sonra bir meşin yuvarlak peşine düşen çocuklar gibi futbola sevdalandım. Ben dünyanın dört bir yanında Şili’sinde, Peru’sunda, Portekiz’inde, Fransa’sında, Macaristan’ında, Küba’sında olduğu gibi okumayı söker sökmez şiire sevdalandım. Ben futbol ve şiirden sonra sevmeye sevdalandım. Sevmek birbirinin gözüne bakmak değil, aynı yöne bakmaktır diyor Exupery. ... Devamını Oku »

Kavgada safından kopma…

“Bugün sana ya bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın!” Kızkardeşi Angelita’ya böyle der El Cordebes “Yasımı Tutacaksın’’da… Arenaya ilk çıkışında kardeşine verdiği sözü yerine getirememenin karşıtı ancak ölümdür El Cordebes’e göre… Ezilmişliğe karşı başkaldırışın arenalarda bir simgesidir El Cordebes… Başlangıçla sonuç arasında kazanmak veya ölmekten başka sonuç yoktur arenaların tanrısı olacak genç boğa güreşçisi için… Ve kazanmıştır El Cordebes! ... Devamını Oku »