Yazar Arşivi: Haluk IŞIK

Bahar gecikti

İçerde kış yaşanırken, dışarda bahar olmazmış. Doğa bunu kanıtlamak istercesine, baharı bir türlü ya da gereğince bağışlamıyor. Çünkü bunun da bir hak ediş bedeli var. Mecaza, ironiye, kinayeye sığınmadan söylüyorum bunu. Geçenlerde bir fotoğraf vardı, gördünüz mü? Kutupta dev bir buz kütlesinin üstünde, onu ana karadan ha kopardı ha koparacak bir yarığı gösteriyordu. Kütlenin kopmasıyla denizler yükselebilir, dengeler bozulabilirmiş. Uzmanlar ... Devamını Oku »

Geleceği seçmek

Halkların, ulusların, ülkelerin geleceğini seçme ya da belirleme hakları, aydınlanma çağının eseridir. O güne kadar, beylerin, ağaların, kralların, imparatorların, din ve feodalizmin belirlediği hayat ve sistem biçimleri, bilimin ve felsefenin yol göstermesiyle sorgulanmaya başlamış, dünyanın böyle gitmeyeceği anlaşılmış ve demokrasi bilinci giderek serpilen bir ağaç gibi meyvelerini vermeye koyulmuştur. Bu kısa özette, koskoca bir insanlık tarihi vardır. Ellerindeki iktidarı halka ... Devamını Oku »

Hayır’ın paradigması/ 2

Ne kadar anlattı ve anlatıyor, kampanya stratejisi nasıldır, izlenen yol doğru mudur yanlış mıdır? Referanduma on iki gün kala, bunları konuşmak artık gereksiz ve anlamsızdır. Sonuçlarını 16 Nisan gecesi göreceğiz ve sonuç ne olursa olsun, Türkiye 17 Nisan’da bambaşka bir güne uyanacak. Siyasi figürlerin yazgıları netleşecek, başta partiler ve liderleri olmak üzere, yapılanmalar sorgulanacak, ülkenin dünyadaki yerine dair kartlar yeniden ... Devamını Oku »

“Hayır”ın paradigması /1

Kaba bir propaganda yağmuru altındadır. Korkunç ve pervasız bir söylemle muhatap oluyor. Hakaret ve küfür yağmurlarına direniyor. En vahimi, “bölücü, aşağılık, hain, çukur” nitelemeleriyle muhatap oluyor. Kazanmak için her yolu doğal ve makul gören, garip bir akıl, mantık ve izanla baş etmeye çalışıyor. Demokrasi tarihinde hiçbir “hayır”, bu denli saldırıyla karşılaşmamış, böylesine eşitlikten nasipsiz bir yarış görmemişti. Abartıyor muyuz? Böyle ... Devamını Oku »

“Evet”in paradigması

Bir aydan az bir süre kaldı. “Başkanlık” diye yola çıkılıp, “Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi”ne gelene kadar, pek çok ad verilen bir dönüştürme projesini, “Anayasa Referandumu” yöntemiyle oylayacağız. Bu ad arayışlarının en önemli nedeni, yapılacak referandumun özünden-amacından-meramından çok, “marketing” kaygısıdır. Bunu söylemek için, büyük bir öngörü yeteneği gerekmiyor. Başta bu işin öncüsü olan partinin broşürü olmak üzere, EVET odaklı basılı-yazılı-görsel malzeme, bu ... Devamını Oku »

Kararsızlar!

Kendimi bildim bileli, her seçimde bir anketler yağmuru başlar. Işıklarda uyusun, Prof. Dr. İbrahim Armağan’ın öğrencisiyiz. Kamuoyu araştırması, istatistik, eğilim ölçümleri konularında uzman değilsek de, sayesinde biraz aşinalığımız vardır. Bildiğim odur ki, işinin bilincinde olanların bugün önlerindeki en önemli sorun bilimselliği tartışılamaz ve son derece gerekli olan kamuoyu ölçme mesleğini, bezirgânların, trollerin, yanaşmaların ve ahlaksızların elinden kurtarmaktır. Konumuz, bunları tartışmak ... Devamını Oku »

Hangi Demokrasi?

Hazıra konduğumuz, çabucak yıprattığımız, şimdi birbirimize nasıl anlatacağımızı şaşırdığımız, uğruna ne emek verdiğimiz, ne de içselleştirdiğimiz bir kavramdır demokrasi. Sözün kestirmesinden gidecek olursak, bu ülkede demokrasi en çok, antidemokratik zihniyet ve uygulamaların kamuflaj malzemesi olarak kullanılmıştır. Hep söylüyoruz, yüzyıllarca bir ailenin monarşik-teokratik sistemi ve rejimi altında yaşamaya alışmış bir coğrafyaya sahibiz. “Birey, yurttaş, vatandaş, toplum” kavramlarından uzakta geçirilen yüzyılların ardından, ... Devamını Oku »

Vahim

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, hangi kerteriz uygulanırsa uygulansın, hal ve gidişi özetleyen tek sözcük var: Vahim! Hiçbir ülke, yalnızca bir güne sığdırılan ve gerçekte birinin bile ayları ve yılları meşgul edecek skandallarla bu kadar muhatap kılınamaz ve bütün bunlar 15 yıldır iktidarda olan bir siyasi anlayışı, bunların sorumluluğundan kurtaramaz. Şimdi hamasetten, ağlak ve muğlak söylemden ya da habire racon kesmekten ... Devamını Oku »

NHKM’de Edebiyat Günleri

“Yenilgi güzellemelerinin sistemle uyumsuzluk; var olanı kabullenmenin itiraz; değiştirme iradesinden yoksunlaşmanın gerçekçilik; insana ve topluma yabancılaşmanın birey oluş; lümpenleşmenin halkla temas; vazgeçiş davetlerinin kendi yolunu seçme; yaldızlı kılıfların bir saf duruşu; akış yönünde sürüklenmenin aşkın bilinç; sınıf kavramından kopuşun vicdani duyarlılık olarak pazarlandığı bir illüzyonu kırma zamanıdır.” Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin (NHKM) 23-26 Şubat tarihleri arasında düzenlediği Edebiyat Günlerinde, “Çürüme ... Devamını Oku »

Sorun ve çözüm

Cumhurbaşkanı Erdoğan, on beş yılın ardından “En başarısız olduğumuz alan, eğitim ve sanat” derken, o anlarda örneğin DTCF Tiyatro Bölümü’nün kadroları boşaltılıyor, bu ülkenin onurlarından orkestra şefi İbrahim Yazıcı kadrosundan kovuluyor, her biri bu ülkenin parasıyla, büyük beklentisi ve umuduyla yetişmiş üniversite hocaları kapının önüne konuluyordu. Bu tek kelimeyle, hazin bir çelişkidir ve bundan en çok üzüntü duyması gereken kişi, ... Devamını Oku »