Yazar Arşivi: Haluk IŞIK

Peki, ne yapacağız?

Bu ülkede her gün yüzlerce köşe yazısı kaleme alınıyor, sahnelerden, ekranlardan, kürsülerden sürekli düşünceler aktarılıyor, görüşler paylaşılıyor. Sonunda ise hep aynı soruyla karşılaşılıyor: “Peki, ne yapacağız?” Sıklıkla muhatap olduğum, benim de muhataplarıma sorduğum bu sorunun yanıtı ne olabilir? Bu yazıda bir durum açıklamasına ve yanıt arayışına girmek istiyorum. Bilmem başarabilir miyim? Öncelikle bu sorunun gerçek muhatabının yazarlar ve konuşmacılar değil, ... Devamını Oku »

Ne istiyorlar?

AKP MKYK Üyesi ve Sivil Alan Platformu (ne demekse) Başkanı Ayhan Oğan adlı biri, katıldığı bir programda katılmadığımız (ya da sadece gülmekten katılacağımız) herzeler saçmaladı: “Biz yeni bir devlet kuruyoruz. Beğenin beğenmeyin bu devletin kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.” Bu embesiller güruhu, cehalete bulanmışlığın, akıl ve izan zavallılığının ve insanlığın geldiği noktadan bihaberliğin “yeni nesil” halleriyle, gülmecenin verimli kaynağı haline ... Devamını Oku »

Sokrates’ler savunurken

Evrensel düşünce ve anlatım özgürlüğü ilkesine inanıyorsanız… Basının demokrasinin “4. Güç” olduğuna inanıyorsanız… Haber verme-alma hakkının bir İnsan Hakları maddesi olduğunu biliyorsanız… Basın yoluyla işlenecek suçların ancak savaş kışkırtıcılığı, namussuzluk alkışçılığı, ırk-din-cinsiyet gibi değerler üstünden ayrımcılık, nefret savunuculuğu gibi belalarla söz konusu olabileceğini biliyorsanız… Şunu da bilirsiniz, bilmek zorundasınız: Bir gazete hakkında tek kararı, okuru verir. Okur ya da okumaz, ... Devamını Oku »

Hafıza

Tam da, Körfez Savaşı denen, dünyanın başına yeni bir belanın açıldığı ve yaralarının bugün de gürül gürül kanadığı zamanlara denk getirilmişti “300 Spartalı” adlı kült film. Emperyalizmin yancılığına soyunanlar “1 koyup 3 almak”, “kazan-kazan” gibisinden, kadim Anadolu topraklarında o güne kadar söylenmemiş “çeviri” laflarla işi parlatırken, bir yandan “Savaşa Hayır!” diyenleri vatan haini ilan edip, bir yandan “Onların en iyi ... Devamını Oku »

Seni vermem ellere!

Okan Yüksel ağabeyle ne zaman birlikte olsak, bana on dakikada bir sorar: “Nereden buluyorsun bunları?” Tuhaf bir çekim yeteneğim var, tanışlar bilir. Sabahtan beri sessiz duran bir kahveye otursam, iki dakika sonra bir inşaat makinası ortalığı birbirine katar. Tam bir şeyler yazayım desem, üst kat komşumun çocukları rodeoya başlar. Bir kadeh rakı içmeye kalksam, her zaman Antarktika’ya benzeyen buzlukta bir ... Devamını Oku »

Ezber bozan

Sağlık nedenleri yüzünden katılamadığım, ama her aşamasını dikkatle izleyip iletişim halinde bulunduğum, son bir ayda köşemin temel izleğine dönüştürdüğüm “Adalet Yürüyüşü” dün bitti. Bu yazı, iki gün öncesinden, “adalet kervanı”nın İstanbul il sınırlarına girdiği gün yazılıyor. Turgut Özakman öğretmenimin “Yazarlık Dersleri”ndeki en önemli beyin fırtınalarından biri de, devasa yapıtları bir sözcük ya da bir kavramla özetlememizi istemesiydi. Sonrasında da, bu ... Devamını Oku »

Yürüyüşe dair

18 gündür süren bir YÜRÜYÜŞ var. Bu yürüyüşü, CHP Genel Başkanı başlattı ve sürdürüyor. Gerçeklikten sulandırmaya, hakaretten küçümsemeye, görev yüklemekten irdeleme heyheylenmesine, doğrusuyla eğrisiyle ve tam da bu coğrafyaya özgü çıkarımları okuyorsunuz. Kendi gerçekliğimizden, yargı ve değerlendirmelerimizden yola çıkarak, dosta düşmana biz de yardımcı olmak isteriz. Tane tane anlatmaya çalışacağız. Kılıçdaroğlu bu yürüyüşü, devrime gidiyoruz, alayını iptal etmek için yola ... Devamını Oku »

Dil ve meram

650 küsur yıl bir ailenin egemenliğinde, din ve tahtın tartışılamaz kuralları içinde yaşamanın, toplumsal genlere sirayeti kaçınılmaz bir durumdur. Bireyin kul, toplumun ümmet olarak kabul edilmesi, aldığın nefesten oturduğun iskemleye kadar her şeyin Tanrıya ve kendisini onun yeryüzündeki gücü-iradesi-temsilcisi konumunda gören taht sahibine ait olduğuna inanılması, günümüzün koşullarında kolaylıkla algılanacak bir durum değildir. Bu anlayışa göre, dünyadaki istikrar ancak bu ... Devamını Oku »

Yürümek

Nazım Hikmet’in aynı adlı şiiri, aslında her şeyi özetler, ama tarihe bugünden de notlar düşmek gerekiyor. Çünkü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ona farklı ve çarpıcı bir sayfa ekliyor. Binali Bey ne kadar itibarsızlaştırmaya, Bahçeli Efendi ne kadar terörize etmeye, liboş tayfası ne kadar alay etmeye, solculuğu kendinden menkul kafası karışıklar ne kadar saçmalamaya kalkarsa kalksın, Türkiye ve dünya tarihinde ... Devamını Oku »

Tip’oloji

Başlık niye böyle diye sorulmasın. Meramımızı anlatalım, onu da açıklarız. Her süreç, her dönem, her iklim yeni insan modelleri yaratır. Abdülcanbaz’dır, Zübük’tür, Ayı’dır, Müfettişler Müfettişi’dir, Murtaza’dır, Vicdani’dir adları. Dönemlerin yarattığı bu modeller, Turhan Selçuk, Aziz Nesin, Muzaffer İzgü, Orhan Kemal, Haldun Taner gibi ustalar sayesinde “ölümsüzlüğe” kavuşmuştur. Iago Shakespeare’in, Cimri Moliere’in, Don Kişot da Cervantes’in sayesinde, dünya edebiyatına kazandırılmıştır. Ülkemize ... Devamını Oku »