Yazar Arşivi: Orhan BAYKAL

Ve partisi (!)

Yok yok yeni bir parti değil ‘Ve’ Partisi. Kuruluş adıyla A Ke Pe. Açık adıyla da Adalet ve Kalkınma Partisi. Peki nasıl ‘Ve’ Partisine dönüştü? Çok basit. Ne adaleti kaldı, ne de kalkınmayla ilişkisi. Her ikisi de kayıp. Kala kala bir tek Ve kelimesi kaldı. Hatırlayın 2002 Kasım’ını. Neler söylüyorlardı ‘Adil Düzen’ kandırmacasıyla. Parolaları 3 Y ile mücadeleydi. Yolsuzlukla, yoksullukla, ... Devamını Oku »

Komünist tablo (!)

Bunalıyoruz… İç siyasetteki hakaretleri, küfürleri izliyor musunuz? Mideniz bulanmıyor mu? Tiksinmiyor musunuz? Hayat pahalılığı altında inim-inim inleyen halkın sesi kulaklarınıza gelmiyor mu? Onbinlerce kişinin Adalet adına yollarda, yobazların provokasyonuna rağmen, yağmurla, bayıltıcı sıcaklarla yürüyüşünü izliyor musunuz? Her gün gelen şehit haberleri içinizi kanatmıyor mu? Sınırlarımızda savaş rüzgarları eserken, bir gün PYD’ye bir gün Türkiye’ye destek veren, bir Suudi Arabistan’a, bir ... Devamını Oku »

Gazeteciler cehennemi

Cumhurbaşkanı açıklıyor. Tam 177 Gazeteci cezaevinde. Ancak bunlar Erdoğan’a göre gazeteci değil. Şöyle diyor medya patronlarına verdiği davette; “Mesleğini gazeteci olarak ifade ederek cezaevlerinde bulunan 177 kişiden sadece ikisi sarı basın kartı sahibidir. Bu 177 kişiden biri cinayet suçundan, diğerleri de terör örgütleriyle ilişkileri sebebiyle cezaevinde bulunuyor.” Neresini düzeltelim? Bir kere cezaevinde bulunanlardan benim tanıdığım en az 10-15 tanesinin sarı ... Devamını Oku »

Neredeler?

“Ülke halkının kafasını karıştırıp saptırmak ve ülkenin dünyadaki itibarını düşürmek için, hiçbir kimse O’nun kadar başarılı olamamıştır.” Böyle yazıyordu ülkesindeki gazeteler… Dayanaksız iftira politikaları, Nazilerin politikasına benziyordu. Kaynattığı cadı kazanlarında birçok aydın, sanatçı ve gazetecinin gözaltına alınmasını, tutuklanmasını sağlamıştı. Amerika’nın 1950’li yıllardaki senatörü Mc Carthy’den söz ediyorum. Güya komünistlere karşı açtığı savaşta, hükümeti etkisi altına almış, Charlie Chaplin, Orson Welles, ... Devamını Oku »

Arap çöllerinde

“Çöl bedevilerinin altın ve kıymetli taştan başka dinleri yoktu. Sınır boylarındaki şeyhlerin göğüslerinde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. Şeyh size kim olduğunuzu sorar; İngiliz misiniz? ‘Yaşa İngiliz.!’ Türk müsünüz? ‘Yaşa Türk!’ Siz vereceğiniz altın ve nişanı hesap ediniz. O dakikada beklediğiniz iş yapılmıştır. İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler, dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı… … Aşiretlerin ... Devamını Oku »

Eşrefpaşa Hastanesi

Belediyeler hastane açmalı mı, işletmeli mi? Eğer gerçek sağlık hizmeti veriyorsa, halk sağlığına katkıda bulunuyorsa neden olmasın. Peki ülkemizde bunun örneği var mı? Var. İlk ve tek örneği Izmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Eşrefpaşa Hastanesi. Sınırsız bütçelere sahip olan Ankara ve İstanbul’da niye düşünülmüyor?Çünkü onların işleri güçleri başka. Biri işi gücü bırakmış, futbol kulübü kurmuş, belediyenin imkanlarını olukla bu ... Devamını Oku »

Katarlar raydan mı çıkıyor?

Ortadoğu fokur-fokur. Bu bataklık coğrafyada yeni felaket senaryoları yazılmaya başlandı. Şimdi Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn cephesi ile Katar arasında büyük bir kavga sahneye konuyor. Katar karşısındaki cepheye Mısır, Yemen, Libya ve Maldivler de katılınca topa Amerika ve Rusya’nın girmesi de kaçınılmaz oldu. Suudi Arabistan, Katar’ı “Bölgedeki istikrar ve huzur ortamını bozmakla” suçluyor. Katar’ın Mısır’da Müslüman Kardeşler Örgütünü ... Devamını Oku »

Açlık grevi

Büyük ozan Nazım’ın ölüm yıldönümüydü dün. Hapislerle, baskılarla, zulümlerle geçen fırtınalı yaşamı 3 Haziran 1963’de beklenmedik bir zamanda noktalanmiştı. Yaşamından 14 yıl alan hapishane duvarları arasına bir de açlık grevi sığdırmıştı usta şair. İkinci Dünya savaşı sonunda bütün dünyada olduğu gibi bizde de bir özgürlük ve demokrasi havası esmeye başlamıştı. Bir grup aydının Bursa Cezaevi’nde yatan Nazım için başlattıkları kampanya ... Devamını Oku »

Durmak yok, yola devam…

Hız kesmeden devam ediyorlar. Baskı, şantaj, tehdit, korkutma kozlarını iktidar gücünü kullanarak acımasızca sürdürüyorlar. 16 Nisan şaibeli referandumunun bir uyarı olabileceğini zannetmiştik. Yanılmışız. Özellikle basın üzerindeki baskıları akıl almaz boyutlara ulaştı. Yargıyı ele geçirmenin rahatlığı içerisinde, bu yetkilerini hoyratça kullanıyorlar. Ülkeyi bir gazeteci cezaevi haline getirdiler. Basın özgürlüğü sıralamasında 199 ülke arasında 163. sıraya demir attık. Bu gidişle son sıraları ... Devamını Oku »

Gökmen…

O’nu tanıdığımda Marmaris Televizyonu’nun pırıl-pırıl bir muhabiriydi. Mesleğinin bilincinde, kendinden emin konuşması, parıldayan gözleri, konulara hakimiyeti ile bu gömleğin dar geleceği, kısa zamanda önemli aşamalar kaydedeceği izlenimini veriyordu. Konuşmalarında hep Atatürkçülüğünü, yurtseverleğini ön planda tutuyordu. Nitekim kendisini tanıyanları yanıltmadı. Usta gazeteci Uğur Dündar’ın da katkılarıyla Sözcü Gazetesine geçerek mesleğin üst basamaklarına tırmanmaya başladı. Gezi Parkı Direnişi’ni en yakından izledi, yaptığı ... Devamını Oku »